MARDİN GEZİ REHBERİ

MARDİN GEZİ REHBERİ

Murathan Mungan demiş ki, 'Bir kez girdi mi Mardin hayatına, kader gibi takip eder'

Mardin’e ilk gittiğimde karşılaşmıştım bu yazıyla, gerçekten etkileyici bir şehir, ama sonrasında 2 kez daha Mardin’e gideceğimi ve hatta heryerini keşfedemediğimi düşünüp daha da çok kez gitmek isteyeceğimi tahmin etmemiştim. 

Haydi bakalııım güneydoğu övününüz geldi :D 

Bugun özellikle Mardin öveceğiz, diğer güneydoğu yazılarımı burada ulaşabilirsiniz

Dünyada tamamı sit alanı ilan edilen 3 şehir var, Venedik, Kudüs ve Mardin! Hepsi de bu kararı öylesine hakediyor ki

Mardin’e gelmeden önce ‘Mardin’in Sesleri’ belgeselini izleyebilirsiniz

Güneydoğu ve doğunun keşfedilmemiş birçok noktası, son yıllarda nispeten daha değer görmeye başladı

Terör ile aklımıza kazınan bu topraklarda öyle bir tarih ve doğal güzellik yatıyor ki, gerçekten ağzım açık kalıyor.

Dünya üzerinden en çok sevdiğin 3 yer neresi diye sorduklarında, Norveç ve Güneydoğu diye cevap veriyorum. 3. Cevabı henüz gezemediğim yerler için saklıyorum :)

Manastırlar, kliseler, taş evler, tarihi çarşılar Mardin’e kocaman bir açıkhava müzesi diyebiliriz. 3. Gelişim de bile birsürü yeni yer keşfettim ve bunların en etkileyicisi ‘Dara Antik Kenti’ çok heyecanlıyım gerçekten kötüye kötü diyorum, abartılmışa abartılmış diyorum, burasının da değerini henüz görmediğini düşünüyorum, lütfen siz de benim kadar çok sevin burayı. Telin hep beraber ‘Dara övme geceleri’ falan yapalım :)

Mardin Gezi Rehberi’ne başlıyoruz :)

Dillerin ve dinlerin şehri Mardin, Kürtler, Türkler, Araplar, Süryaniler, Araplar ve Ezidilerin iç içe, hoşgörü içinde yaşadığı şehir! Herkes güleryüzlü ve inanın herkesten öğrenecek çok şeyiniz var! Çok önemli bir öneri : Asla sohbet etmekten kaçınmayın

Sarı kalker taşından yapılan evleri ile gündüz ve gece ayrı güzel. Güneydoğu şehirlerinde genellikle hava karardığında hayat da duruyor. Mardin’de ise gece de arkadaşlarınız oturup şarap ve ya kahve içebileceğiniz, hatta hoş ambiyanslı ve iyi müzik yapan mekanlar var. Güneydoğunun en sosyal şehri diyebilirim

Mardin’de evlerin hepsi Mezopotamya’ya bakıyor ve evlerin hiçbirinin gölgesi diğer evi etkilemiyor, evlerin içi yazın serin kışın sıcak oluyor.

Mardin Şehir İçi Ulaşım:

Biz tüm günedoğuyu otostopla gezdik, bununla ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz

Mardin’de de şehir içi ulaşımı bazen otostop bazen de minibüs ile sağladık

 

Mardin’de Nerede Kalınır?

Çoğu seyahatimde olduğu gibi tabii ki coushsurfing ve ya couchrail kullandım :) Couchrail facebook grubundan tanıştığım bir arkadaşta kaldık. Zevkinize göre küçüklü büyüklü çok sayıda hostes ve otel de mevcut

 

Mardin’e Hangi Mevsimde Gidilir?

Ben Mardin’e 3 kez, ilkbahar, kış ve yaz mevsimlerinde gittim. Yazın gerçekten sıcak oluyor. Bazen gezmenize engel olacak kadar sıcak olsa da seçim sizin. Bence en güzel mevsim ilkbahar, ama kışın da gezmenize engel değil. Mardin sokakları kışın genelde sis oluyor, bu görüntü de beni mest ediyor :)

 

Mardin’de Nereleri Gezelim?

Ulu Camii: Eski Mardin’in merkezinde yer alan,

Artuklulardan kalma Ulu Camii, şehrin simgelerinden biri. Ulu Cami’ye giderken tarihi Kayseriye Çarşısı’nında içinden geçeceksiniz. Buranın da hem mistik bir ambiyansı var, hem de cadde üzerinden daha ucuza bulabileceğiniz hediyelik eşyalar mevcut.

Ulu Camii’yi gezdikten sonra bir de, özellikle günbatımında ’Seyr-i Merdin’den Camii manzarasını izleyin. Mardin’de gün diğer şehirlerden biraz daha güzel batıyor :)

Zinciriye Medresesi: Şehrin merkezinde bir başka gezilecek yer Zinciriye Medresesi, müthiş bir Mezopotamya manzarası görmek isterseniz, kalabalığı göze alıp, akşam üzeri gelin ve günbatımına tanık olun

Kasımiye Medreresi: Zinciriye Medresesi hem mimarisi hem de merkeze yakın olmasıyla daha çok tercih edilse de, meraklıları için Kasımiye Medresesi’de gezilecek yerler arasında. Artuklulardan kalma medresede, şahane günbatımı manzaraları izleyebilirsiniz

Hatuniye Medresesi: Hz. Muhammed’in ayak izinin sergilendiği medresede, merkeze yakın ve görülmeye değer yerlerden biri

Kırklar Klisesi (Mor Behnam):569 yılından kalan Kırklar Klisesi’ne giriş ücretsiz, içerisinde hala ibadet yapıldığı için, içeride fotoğraf çekilmesine izin vermiyorlar

Deyrulzafaran Manastırı (Mor Hananyo): Buraya bir yıldız koyayım, benim en sevdiğim manastır! Gidin efendim :) Safran anlamına gelen ‘zafaran’ ve manastır anlamına gelen ‘deyr’ kelimelerinden oluşan Deyrulzafaran, 

Mardin’e 8 km uzaklıktan bulunan manastıra toplu taşıma ulaşımı yok, biz otostop ile gitmeyi tercih ettik, siz dilerseniz bir taksi ile de anlaşabilirsiniz. Deyrulzafaran Manastırı,zorunlu olarak, rehber eşliğinde gruplar halinde geziliyor ve cüzi bir giriş ücreti var.

5.yy’da inşa edilmiş manastır, hala süryanilerin en önemli ibadet merkezleri arasında yer alıyor. 

Zaten süryani bir rehber eşliğinde gezeceğiniz için tarihini anlatmıyorum :)

Deyrulumur Manastırı (Mor Gabriel): 1600 yıl önce yapılmış, en eski süryani manastırı olan Deyrulumur, Midyat’a 20 km uzaklıkta yer alıyor. Eğer zaman sorununuz var ise, merkeze daha yakın olan Deyrulzafaran’ı gezebilirsiniz.

Zaman sıkıntınız yok ise, bence Deyrulumur’u da görün :) Yine rehber eşliğinde gezmeniz zorunlu ve cüzi bir ücreti var.

Dara Antik Kenti

Dara Antik Kenti ve içinde hala yaşayanların olduğu Dara Köyü, o kadar güzel ki! 

Güneydoğu’da bir köy görmek çok istiyordum, Dara’ya da aşık oldum :)

Burası 500 yıllarında Doğu Roma’dan kalma bir Antik Kent, henüz kazı çalışmaları sürüyor ve çok küçük bir kısmı ziyarete açılmış antik kente giriş ücretsiz.

Antik kent çok büyük bir alana yayıldığı için, kendin zindanı, sarnıcı ve kümbeti de Dara Köyü içinde, dolayısıyla buraları gezerken köyü de gezme fırsatımız oldu, iyiki de öyle olmuş!

Köy Suriye sınırına çok yakın ve karşılaştığımız yaşlılar ve kadınlar türkçe bilmiyordu

Biyere yetişmek zorunda olmayan, mutlu ve güleryüzlü insanlar.

Dilin anlaşmakta, sohbet etmekte hiç de önemli olmadığını birkez daha gördük, iletişim kurmaya vakit bulmak önemli, insanlar o kadar güzel ki!

Bu arada antik kendin zindanı, bugüne kadar gördüğüm en iyi zindanlar arasında, baya derin kazılmış ve efsane bir ambiyansı var!

Diyeceğim antik kenti gezin! Gezerken de köyün ara sokaklarını gezip insanlarla iletişim kurmayı ihmal etmeyin :)

 

Mardin Müzesi:

Sakıp Sabancı Kent Müzesi:

Mardin Sokaklarında Kaybolmak:

 

Mardin’de Hediyelik Eşya:

Sabun: Menengiç sabunu, badem sabunu ve sayamayacağım sayısız cilt sorununa iyi gelen birsürü çeşit sabun. Bence Mardin’de alınabilecek en güzel hediyenin başında geliyor

Kahve: Menengiç ve ya dibek kahvesi de alabileceğiniz hediyeler arasında, benim favorim melengiç ama kime sorsam dibek seviyor :) bence ikisinin de tadına bakın, '7 karışımlı Mardin kahvesi’ de yumuşak içimli güzel bir seçenek. Ben kahvelerimi hep ‘Artuk Bey’den alıyorum. Heryerde şubesini görebilirsiniz

Badem Şekeri:Lahor ağacı kökünden elde edilen mavi boya ile boyanan lezzetleri badem şekerlerini de yine ‘Artuk Bey’den edinebilirsiniz

Telkari: Özel birine alınacak biraz şık bir hediye arıyorsanız, gümüş ve el işçiliği olan kolye, bileklik, halhal gibi takılardan alabilirsiniz. Sanatın adı ‘telkari’ ve Midyat’a özgü, senelerdir yaşatılmaya devam ediyor

Süryani Şarabı: Hem tadım yapabileceğiniz hem de satın alabileceğiniz birçok süryani şarapçısı var, ev şarapları, fabrikasyondan biraz daha pahalı ama tadınca aradaki farkı anlayıp ev yapımına yöneleceksiniz :)